6 Aralık 200
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Kilo
döngüsüne leptin çare mi
Geçen hafta açıklanan bir araştırmanın sonuçları çok ilgi çekti.
Araştırmacılar kilo fazlalığı ve obezite sorunundan yakınanların en önemli
problemi olan yeniden kilo alma felaketinin leptin hormonu kullanılarak
çözülebileceğini müjdeliyordu. ‘Leptin çare mi?’ sorusu böylece yeniden gündeme
geldi. Biz bu soruyu hemen yanıtlayalım: Maalesef hayır!
LEPTİN son 10 yılda üzerinde en çok araştırma yapılan moleküllerden biridir.
Keşfedildiğinde kilo sorununun çözümü için büyük umutlar bağlanan ve neredeyse
nihai bir çözüm gibi sunulan leptinin hikáyesi oldukça eskidir. Sağlıklı vücut
ağırlığının sürdürülmesinde bu hormonun etkili olduğuna hiç kuşku yok, ama
leptinin sorumlu olduğu kilo fazlalığı ve obezite olgularının (sayısı genetik
geçişli bazı durumlar dışında) zannedildiği kadar fazla değildir.
Kilo döngüsünün tek sebebi leptin hormonu ile ilişkili sorunlar değildir.
Kiloların 2-3 yılda neredeyse yüzde 90’ının geri alınmasının pek çok sebebi var:
Altta yatan metabolik veya hormonal bozukluğun çözümlenmemiş olması: Tiroid bezi
tembelliği (hipotiroid), böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışması (Cushing),
insülin direnci sendromları (metabolik sendrom, polikistik over sendromu)
Az yiyerek kilo kaybedileceğinin bilinmesi ama, verilen kiloların sadece bu
yolla korunamayacağının unutulması.
Sadece egzersizle yetinilmesi, kalori kısıtlamasının yapılmaması, fazla kalori
tüketiminin sürdürülmesi.
Kullanılan bazı ilaçların (kilo yapıcı etkisinin gözden kaçması, antidepresanlar,
antipsikotik ilaçlar, kortizon ve benzeri hormonlar, doğum kontrol hapları.)
Yeme davranışı bozukluklarının (tedavi edilmemesi, gece yeme alışkanlığı, strese
bağlı aşırı gıda tüketimi alışkanlığı)
Orta yaş nedeniyle doğal olarak ortaya çıkan metabolizma yavaşlamasının dikkate
alınmaması... Siz bunlara başkalarını da ilave edebilirsiniz.
KİLO ALMAMAK ZOR
Kilo vermek sanıldığı kadar kolay değildir ama verilen kiloları korumak çok
daha zor bir şeydir. Kilo fazlalığı ve şişmanlık sorunu olanlara yardımcı olmaya
çalışanların karşılaştıkları en önemli güçlük, kilo kaybının sürdürülmesi ve
verilen kiloların uzun süreli korunabilmesidir.
Gözlemlerimiz kilo vermek ve sağlıklı kilosunu korumak isteyenlerin daha yolun
başlangıcında, metabolik ve hormonal bir bozukluk olup olmadığı yönünde
tecrübeli bir merkezin tıbbi kontrolüne girmesi gerektiğini gösteriyor. Temelde
yatan hormonal ve metabolik sorun çözülmedikçe, ne kalori kısıtlamaları ne de
egzersiz çabaları, en azından uzun sürede asla sonuç vermiyor.
Leptini bir kurtarıcı gibi görmek yanlıştır. Verilen kiloları korumanın 4 temel
ilkesi asla unutulmamalıdır.
Altta yatan metabolizma sorununu (eğer varsa) çözmek
Aşırı kalori tüketimini makul düzeylere indirmek
Aktiviteyi yükseltmek
Yeme davranışı bozukluklarına sonsuza dek veda etmek.
Fazla kilolardan ebediyen kurtulmak istiyorsanız, yukarıdaki 4 ilkeyi ısrarla
uygulamanız gerekiyor.
METABOLİZMANIZI HIZLANDIRMAKİÇİN ÖNERİLER
Verdiğiniz kiloları korumak istiyorsanız metabolizma hızınızı iyi izleyin. Eğer
zaten az yediğinize inancınız kesin ise, metabolizma hızınızı yükseltmeyi daha
çok önemseyin. Daha çok kalori yakan, çalışkan bir metabolizmanız olsun
istiyorsanız aşağıdaki önerilerden yararlanabilirsiniz.
Daha aktif biri olmaya çalışan! Düzenli egzersiz yapın! Her gün yarım saat sıkı
bir yürüyüş (günaşırı veya haftada 3-4 kez de olur) yeterlidir.
Fırsat buldukça direnç-dayanıklılık egzersizlerinden faydalanın. Mekik çekin,
ağırlık kaldırın, itin veya çekin!
Sık aralıklarla beslenin! Uzun süre aç kalmayın. Öğün atlamayın.
Su içmeyi ihmal etmeyin! Günde 8-10 bardak su için.
Protein tüketmeyi ihmal etmeyin. Yağsız proteinlere öncelik verin.
Yavaş karışan şeker ve karbonhidratlara yönelin. Posadan zengin, doğal besinlere
ağırlık verin. Düşük glisemik yükü olan bir beslenme planı yapmayı öğrenin.
Daha fazla baharat ve acı tüketin.
Yeşil çay, kalsiyum ve B grubu vitaminlerinden istifade edin.
MUCİZE BEKLEMEYİN
Leptin yemek yemenin-yiyecek tüketmenin dengelenmesinde görev alan bir ‘haberci
hormon’dur. Yağ hücrelerinde yapılır, beyne ‘artık doydum’ mesajını iletmek için
yollanır. Beyin -özellikle vücut fazla miktarda yağ hücresine sahipse- bazen bu
mesajları alamaz. Yağ hücreleri doyma mesajlarını birbiri ardına yollar ama
beyin bu mesajları alamaz veya duyamaz. Bu durum ‘telefonun çalması ama kimsenin
onu açmaması’ gibi bir şeydir. Leptin önemli bir ‘mesaj taşıyıcı hormon’dur ama,
duyma mesajı taşıyan çok sayıda molekülden sadece biridir. Siz şimdilik ne kilo
verirken ne de verdiğiniz kiloları korurken Leptine güvenmeyin; Leptinden fazla
bir şey beklemeyin.